Kayıtlar

Ocak, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hala Okumaya Gerek Var mı? Nasıl Okuma Alışkanlığı Elde Ederiz?

Resim
  Hala Okumaya Gerek Var mı? Nasıl Okuma Alışkanlığı Elde Ederiz? Görsel ve işitsel medya araçlarının ve teknolojilerinin bu kadar geliştiği, insanların Youtube’u arama motoru olarak kullanıp ve podcastlerden de sürekli bir şeyler dinleyip öğrenebildiği, kitapların artık sesli kitaplara dönüştüğü bir dönemdeyiz. İnsanlar, bilgiye çok çabuk ulaşabildiklerine ve hemen hemen her şeyi çevrimiçi bu değindiğim araçlar sayesinde bulacaklarına ikna olmuş durumdalar. Chatgpt, Bard gibi uygulamalar da artık arama motorlarına takılmadan ve web sayfalarının yanıltıcı SEO taktikleri yüzünden yanlış başlıklara tıklamadan her şeyi en azından özet bir şekilde önümüze sunuyor. Böyle bir dünyada kalın ve sıkıcı kitaplar okumanın manası var mı? Zira bu gelişen teknolojiler bir yandan da bizim odaklanma süremizi kısaltıp bizim çok daha hızlı bir şekilde her şeye ulaşma çabamıza da katkıda bulunuyor. Böyle bir yerde artık kitaplara odaklanacak, okumaya zaman ayıracak motivasyonu ve alışkanlığı nerede...

Yasar Ne Yasar Ne Yasamaz Yasıyor mu?

Resim
YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ YAŞIYOR MU? Yüksek lisans ve doktoraya başladığımdan beri kurgu kitap okumaya pek zaman ve enerji bulamıyordum. Aslında zaman olsa da eğer bir şey okuyacaksam, bari okulda “işime yarayacak” makale veya kitaplar okumam gerektiğini kendime hatırlatır, çoğunlukla dizi izlemeye dalardım. Burada, ekonominin en sevdiğim kavramlarından biri olan fırsat maliyeti (opportunity cost) aklımda arka planda hep çalışıyordu demek ki. Her ne kadar gene “irrasyonel” bir karar alarak dizi izlesem de… Son zamanlarda, özellikle başka türlü geçirmenin zor ve verimsiz olduğu vakitlerimde, zevkle okuyabileceğim roman/hikâye/tiyatro türlerine yöneldim. Bu kararla elimde uzun zamandır bulunan ve hep okumak istediğim Aziz Nesin’in meşhur kitabı Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’ı okumaya başladım. Yeşilçam filmi olan, tiyatrolarda uzun zaman sahnelenen ve daha sonra bir romana dönüştürülen Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz? aslında birbiriyle bağlantılı küçük hikayelerden oluşan bir roman. Bize çok b...

2023’ten 3 Film

Resim
  Merhaba bu pazar bir film inceleme/öneri bloğu ile karşınızdayım. 2023 yılında izlediğim 3 filmi kısaca değerlendirip filmleri neden önerdiğimi anlatacağım. Filmler hakkında yazmaya başlamadan önce küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. Ben hayatta genel olarak hikayelere odaklanırım, hikayesi olan her şeyin biraz daha ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu filmleri önerirken ve daha sonra herhangi bir filmi incelerken de tamamen hikâye üzerine yoğunlaşmak istiyorum. Zira film sonuçta bir hikayedir, başı sonu belli ve birbiri ile bağlantılı olmalıdır. Mükemmel kameralarla çekilmesi veya oyuncuların harika oynaması ikincil nedenlerdir bir filmin güzel olması için.   1.      Oppenheimer Tamamen kronolojik bir sıra kullanmak istediğim için bu filmi ilke yazdım. Her ne kadar 2023 yılında çok büyük bir patlama yapıp hemen hemen her yerde popülerleşen ve herkes tarafından konuşulan bir film olsa da Oppenheimer’ın bu pazarlama başarısı Barbie filmi...

Benim Gözümden Memleketim: Cizre

Resim
Neredeyse hepimizin hayatında bir kere izlediği Vizontele filminde Altan Erkekli, belediye başkanı sıfatı ile halka televizyonu tanıtmak için yaptığı bir konuşmada, büyük şehirlerin küçük şehirlere göre avantajlarına da değinerek ‘Bir insan memleketini neden sever ?’ diye bir soru yöneltir. Cevap olarak da, ‘Başka çaresi yoktur da ondan.’ der. Dünyanın en güzel yerinin sevdiğin  mekan olduğunu, sevgi duymadıkça mekanın herhangi bir anlamı olmadığını da ifade eder. Belki o dönemin şartlarında, insan memleketini başka çaresi olmadığı için seviyordu. Çünkü gidecek yeri yoktur, nereye dönse peşini bırakmıyordur. Fakat bizim tanık olduğumuz zamanda, insanın başka çareleri de olmaya başlamıştır. Artık memleketin bağrından kopup, daha büyük şehirlere, daha zorlu fakat daha fırsat dolu  yaşamlara atılır, daha büyük büyük hayaller kurmaktayız. Memleketi küçük olanlar, memleketi büyük olanlara göre dezavantajlı olduğunu hissedip, memleketi büyük olanlara yetişmek için, büyük ‘memleketle...

Bir Pazar Okuması: Darwin ve Osmanlılar, Alper Bilgili

Resim
  Merhaba, bu bloğun ilk yazısını bugün okuduğum bir kitabın kısa bir değerlendirmesi ve tanıtımına ayırmak istedim.                                                                                          Kitabın Kapağı 5 makale/denemeden oluşan, kaynakçayı eklemezsek 150 sayfadan kısa bir kitap. Boğaziçi Üniversitesinde çalışan Doç. Dr. Alper Bilgili’nin Darwin ve Osmanlılar kitabını okumak, not alarak ve altını çizerek (ben pdf okuduğum için fare ile çizmek daha zor) birkaç saat içinde Ankara’da kış şartlarının insanı içeride tutmaya zorlaması ile yapılacak en güzel pazar günü aktivitelerinden biridir. Kitabın kısa ve öz olması, arı bir biçimde yazılması ve içeriği bakımından kafa açması, bunca dikkat dağıtıcın...